Demokrasiden Yoksun Cumhuriyetler

e-Posta Yazdır PDF

Günümüz dünyasında, 1- uygarlık yolunda mükemmele yaklaşmış ülkeler var, 2- mükemmele ulaşabilmek için uzun bir süre daha çalışma sürecinden geçmesi gereken ülkeler var, 3- birde mükemmele çok uzak olan ülkeler var. Biz bu tasniflemenin iki numaralı kısmına dahil ülkelerin içine girmemizle birlikte, birinci guruba dahil olma konusunda,en şanslı ülkelerin başında gelebilecek ülkelerden biriyiz.

 

Birinci katagoride olan ülkeler, Cumhuriyet ile, Demokrasiyi harmanlayıp, kaynaştırıp, ayrılmaz olmazsa olmaz noktasına taşıyan ülkelerdir. Bu  ülkeler, Uygarlığa ulaşma noktasında, maksimum noktayı yakalamaya ramak kalmış, devleti bireyin varlığı için ikame ettirmeyi becerebilmiş, bireyin varlığı üzerine bina etmiş ülkelerdir.

Gelişmiş ülkeler diye nitelendirdiğimiz devletler, bu konumlarını uygarlığın ulaşmış olduğu,çağdaş krıterleri kendilerine referans olarak alıp, uygulama sahalarını bu kriterlere göre dizayn etmekle ulaşmış ülkelerdir. Uygarlık yolunda mükemmeli yakalamak üzere olan ülkeler, insanlığın uygarlık projesi olan AB birliğinin ortaya koyduğu evrensel niteliklere haiz kurumların denetim ve gözetiminden beslenmektedir.

 

İkinci kategoriye giren ülkeler ki, bunlara GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER diyoruz. Bu ülkelerin bir kısmı a-gelişmişlik sınırına yakın olanlar ve, b-gelişmişliğin başlangıcında olan ülkeler. Bizim ülkemiz zaman zaman “a-kısımında” bulunabiliyoruz,zaman zaman da vaz geçip,”b-kısmına” dahil oluyoruz.Bu durumda herhalükarda da, bir türlü birinci katagoriye dahil olmakta hiçbir maharet ortaya koyamıyoruz.

 

Son 10 yılımızı analiz edecek olursak, ülkemizin böyle bir açmazda kalmasının yegane nedeni, özellikle ana muhalefet  ve  TBMM deki  diğer  muhalefet ile, organik ve inorganik  diyalog  içerisinde olan statikodur. Türk halkının uygar dünya ile kucaklaşmasının yegane  yolu, muhalefetini yeniden dizayn etmekten geçmektedir.

Türk insanının uygar dünya ile buluşamamasının nedeni, ülkenin Sosyaldemokrat bir partiden yoksun olmasının yanında, faşist  bir siyasal  örgütün, militarizimden  beslenen bir örgütün, Türk  halkına “Sosyaldemokrat”  bir parti  olarak  yıllardır yutturulması yatmaktadır.Bu nedenledir ki  Türk halkı, behemahal sosyaldemokrat bir yapıya bir an önce kavuşmanın yolunu bulmalıdır.

 

AB Uyum yasalarını,dizi ve guruplar halinde çıkarmanın,Türkiyenin uygar dünya ile kucaklaşmasına yeterli olabileceği kesin değildir. AB ülkelerine baktığımızda, Türkiyenin AB sürecindeki “AB li  bir numaralı  destekçileri”  Yeşiller ve Avrupalı Sosyaldemokrat partilerdir. Türkiyedeki  gerçek sosyaldemokratların, AB deki sosyaldemokratlar üzerinden, Türkiyede ki “sahte sosyaldemokratları” kuşatmak  gerekmektedir.

 

Böyle bir hamle, Türkiyeyi en azından ikinci gurubun “(a)-şıkkında” tutmaya yetecektir. Bu da Türkiyenin uygar dünya kapısının eşiğinde son rutuşlarını yapıyor olduğu anlamına gelmektedir.

www.tekkisilikgazete.com

HASAN TAHSİN

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."