Aydın DOĞAN

e-Posta Yazdır PDF
Hükümetin geldiği taban kitlesini yeterince tanıyorum...
Ve ayrıca hükümetin kendisinin de medyaya karşı tavrını görüyoruz, biliyoruz...
Gizli saklı değil...
Tüm bunları gördükten sonra emin olduğum bir konu var...



Eğer 2002 yılından bu yana Aydın DOĞAN'ın medya gurubu batmadıysa, bu AK Parti istemediği için değil, AK Parti beceremediği içindir...

Doğan Gurubu'nu bitirmeye yönelik bu kaçıncı girişim diye sorabilirsiniz...
Ki hemen hemen hepsi "vergi cezası" "vergi denetimleri"adıyla "meşrulaştırılmaya" çalışılmış bir baskındı...


Fakat hepsinden Doğan Gurubu galip çıktı...

Ve "rüzgara karşı mücadele ettiği için uçurtma havalanır" tezini doğrularcasına bu dönemlerde daha da büyüyen ve AK Pareti döneminde de "vergi rekortmeni" olacak seviyeye gelen Aydın DOĞAN artık eskisinden çok daha güçlü bir profil çiziyor...

Ve bu da demektir ki, Aydın DOĞAN'ı bitirmeye uğraşanların işi çok daha zor...

İzleyelim...

Görelim...

Zaten Aydın DOĞAN'ın vergi cezasını hakettiğini düşünenler ortaya vergi kurallarına ya da kanunlarına dair somut bir belgeyle karşımıza çıkmıyorlar...

Aydın DOĞAN'ın gazetelerinde ve televizyonlarında çıkan hükümetin canını sıkacak haberleri gerekçe gösterek, Doğan'ın bu cezayı hakettiğini ispatlamaya çalışıyorlar...

Hani şu hükümetin karıştığı yolsuzluk-adam kayırma- ihalelerde usulsuzluk-Deniz Feneri- Hüseyin Üzmez'in tecavüzü ve daha sayamadığımız haberler yani...

Bu da demektir ki, hükümetin savaşı aslında özgür medyaya...

Ve medyanın özgür olmadığı hiçbir toplumda da, insanlar özgür olamaz...






Ne demek "Hesap vermem!"


 

Fatih Terim, kendini iyice "Tanrı hoca" katında görmeye başladı...

Ve bu kendini beğenmişliği arttıkça da, başarısı azaldı...
Dolayısıyla da, insanların ona karşı sevgisi ve saygısı azaldı...

Sonuçta, elbette halkın baskısıyla da, Ermenistan maçından sonra görevi bırakmaya karar verdi.. Geç bir karardı...

Ayrıca, federasyonun Terim'i daha önce görevden almaması da tam bir basiretsizlikti...


Bu görev bırakma konusunda federasyonda yöneticilerle konuşacakmış...

Orada şöyle bir cümle ediyor Terim; "Ben hiç kimseye hesap vermem!"

Ne demek oluyor ÅŸimdi bu...

Eğer senin aldığın aylık 260 bin TL'nin yüzde üçünü alan 74 yaşındaki adam Bosna Hersek'i başarıya ulaştırıyorsa... Ki senin elindeki futbolcu kadrosu onun elindekinden 10 kat üstün olmasına rağmen...

Ve sen yıllardır bu ülkenin takımına (galip geldiğimiz maçlar dahil) sıradan, sönük, başarısız bir futbol oynatıyorsan...

Ve böyle kolay bir guruptan bile hezimetle eleniyorsan...

Hesap vermek zorundasın...

Ve seni bunca başarısızlığına rağmen halen o görevde tutan federasyon da bu ülkedeki futbolseverlere hesap  vermek zorundadır...


Seni orada babalarının parasıyla değil, bizim paralarımızla tuttular çünkü...

---------------



Bir soru;


- Askere bir iftira daha atmaya kalkıştılar... Güya Ceylan ismindeki küçük çocuk, askerin havan topuyla öldürülmüştü(!). İçişleri Bakanı Beşir ATALAY olayla bizzat ilgilendi ve bu ölümün askerin havan topundan kaynaklanmadığı ortaya çıktı...

Yeminli asker düşmanları bu duruma ne diyecek?

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."