Kenan İMİRZALIOĞLU röportajı!..

e-Posta Yazdır PDF
Sert karakterlerin oyuncusu Kenan İmirzalıoğlu'nden romantik açılım: Romantik komedi dendiğinde aklıma hep Notting Hill gelir. Öyle bir işin içerisinde kesinlikle olmak isterdim. Son sahne de hakikâten benim için huzur ve mutluluğun resmi gibidir. Hugh Grant kitap okurken Julia Roberts da onun dizinde uyuyakalmak üzeredir ya...

 


Ekranın reyting garantisi, sinemanın 'gişe yapan' ismi Kenan İmirzalıoğlu, şu anda Ezel dizisiyle yine gündemde. O, 'delikanlı' rollerinin aranan oyuncusu ama gönlünde tutkulu ve sıkı bir aşk filmi yatıyor. "Farklı tatlar, farklı roller denemek isterim ama baba bir senaryo olması lazım" diyor
 
ŞİRİN SEVER/PAZAR SABAH
- Ezel rolüne soyunurken bu denli fenomen olacağını siz öngörmüş müydünüz?
- Açıkçası öngörmüştük. Mesela Ezel bence beş yıl önce çekilseydi erken olabilirdi Türkiye için.

- Neden?
- Çünkü Türk dizilerinde her zaman flashbackler tehlikelidir, şiir-edebiyat tehlikelidir denilir. Fakat burada, hemen her bölümde bunun üzerine gidildi, şiirler okundu, edebiyat eserlerinden parçalar alındı. Dolayısıyla bunların seyirciye ulaşmama, uzak kalma ihtimali vardı ama tutarsa da çok iyi olacaktı. Bu anlamda Ezel bütün tabuları yıktı, farklı bir tat bıraktı.

- Deli Yürek'le karşılaştırılabilirdi, 'aynı rollerin adamı' denilebilirdi size, neden bu rolü istediniz, nesi çekici geldi Ezel'in?
- Aynı bakarsan aynı şeyi görürsün! Farklılık ararsan farklılığı görebilirsin. Çünkü ne Kurtlar Vadisi'yle bu dizinin alakası var iddia edildiği gibi; ne de Deli Yürek'teki Miroğlu'yla Ezel'in. Tamamen farklı.

- Ya 'Ezel kadınların Kurtlar Vadisi'dir' yorumu?
- Sadece bir yakıştırma! Seyirci nezdinde böyle bir durumun olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca Ramiz Baba'nın sözleriyle Kurtlar Vadisi'ndeki replikler da taban tabana zıt. Shakespeare'in, Machbet'in, Hamlet'in, Oscar Wilde'ın oluşu, Hasan Sabbah, İbni Arabi... Edebiyat girdi işin içine. Hasan El Sabbah imzalı Alamut Kalesi en çok satılanlar arasına girmiş mesela.

- Tuncel Kurtiz: Bu arada Oscar Wilde'a tebrik telgrafı gönderenler de çıkabilir. (kahkahalar)

- İstiklal Caddesi'nin ortasındaki öpüşme sahnesi merakla bekleniyor. Nasıl yaptınız o işi?
- Çok zordu...

- Öpüşme-sevişme sahnelerinde yönetmene, kameramana, ışıkcıya, set ekibine filan alışkınsınızdır tamam da, İstiklal Caddesi'nin kalabalığında nasıl bir ruh haline girdiniz?
- Orada karakterlerin konsantrasyonu bizi ayakta tutuyor. Mümkün olduğu kadar etraftan sıyrılıyorsunuz. O gün Eyşan'ın peşinden gidiyordum, yani birinci derdim buydu. Ama uzun sürünce yormaya başlıyor tabii.

- İlgi yüzünden mi?
- 500 tane steady camle beraber yürüyorsunuz, etrafınızda cep telefonlarını çıkarmış insanlar var. Şunu da söylemeliyim; İstiklal Caddesi'ne ilk çıktığımız zaman kendime şunu sordum: Niye burada çekim yapıyoruz ki? Binlerce kişinin arasındayız, kamera kayıttayken beni yoldan çevirip resim çekmek isteyenler var. Ama sonra ilk çekimi izlediğimde, 'Vaay, değmiş, çok güzel olmuş, çekelim çekelim çekelim' oldum.

- Kaç saat sürdü o öpüşme çekimleri?
- Üç dört saat sürdü.

- Kadınlar ne buluyor Ezel'de, nedir ilgilerini çeken sizce?
- T.K:
Hacı dizisinde karıma diyordum ki "Sen benim dünyevi mihrabımsın" ve ona şiirler okuyordum. O yaştaki kadınlar 'Kocam neden bu şiirleri söylemedi bana, neden bana böyle davranmadı' diyordu. Ezel'e de öyle bakıyorlar şimdi. - Sırrı bir kere kadınların pozisyonunda!

- Nasıl yani?
- Eyşan'dan yola çıkarsak... Hem bir güç var, kadınlar artık güçlü olmak istiyorlar, hem de bir arada kalmışlık durumu. Her kadının zaman zaman arada kaldığı gibi tıpkı... Babasının durumuyla arada kalmışlığı, bir abla olarak kardeşini ayakta tutma, onu yaşatma derdi, onun uğruna en büyük aşkına ihanet etmesi. Sıkışmış bir kadın ve yaptığı her şeye rağmen ona deliler gibi aşık bir adam. "Bana bir şey söyleme, çünkü söylersen inanırım" diyor.
- T.K: Yazarların birisi erkek birisi kadın, bu çok önemli bir detay.

- Yani işin sırrı bu mu?
- T.K:
Çünkü biz erkekler tanımıyoruz ki kadınları, yazarken de zorlanıyoruz! Burada Pınar'la Kerem öylesine beraber gidiyorlar ki... Kadın ne istiyor bir erkekten, onu da Pınar buluyor sanırım. (gülüyor)

PİŞTİ DIŞINDA KAĞIT OYUNU BİLMEM!
- Sıkı bir kumarbazı oynuyorsunuz Ezel'de ama pişti bile bilmiyormuşsunuz doğru mu?
- Bir tek piştiyi biliyorum, o en basiti ya (gülüyor).
- Kumar oynamadınız mı hiç?
- Kağıt oyunlarına hiç ilgim olmadı.

 Eyşan, Ömer'i satarken haklı mıydı sizce?
- Haklı değil ama anlaşılır bir durum diyebilirim.

- Nesi anlaşılabilir?
- Kardeşinden ötürü anlaşılabilir, öyle bir babanın kızı olduğu için anlaşılabilir. Yani öyle bir babayla yaşamış bir kızdan hayata farklı bakması beklenemez.

- Affedilebilir mi böyle bir şey?
- Bilmiyorum! Eyşan babasıyla gitmiş görüşmüş bir bölümde; sonra da ona arkasını dönmüş, bu arkasını dönmüşlükten dolayı da canı sıkkın fakat ayakta durmaya çalışıyor, o arada Bahar arıyor 'iyiyim canım' falan diyor, sonra Ezel'le konuşuyor. Annem diziyi birlikte izlerken "Yazık, en çok arada kalan da bu!" dedi. Ben de "Oğluna ne yaptın görmedin mi," diye takıldım, "Ama baksana babası, atsa atılmaz, satsa satılmaz," dedi. Yani herkes kendince bir hikâye buluyor içinden...

- Hayatta hiç bu kadar feci, bu kadar acı bir satış yaşadınız mı?
- Yok, bu derece büyük bir satış yaşamadım. Kıymıklar olmuştur da, kazık olmadı hiç.

- İntikam duygunuz, kara defterleriniz var mıdır?
- İntikam duygum yoktur, rahatsız olduğum bir durum, bir söz, bir hareket varsa; o gün, o an mümkünse halletmeye çalışırım, içimdekini söylerim. Çünkü içimde kötü duygular biriktirmekten mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışıyorum, onlar bir süre sonra bulandırıyor insanın içini.

- Eyşan gibi birine aşık olabilir miydiniz?
- Aşk bu, tarifi olmaz ki, hesabı kitabı olmaz. 'Böyle böyle kriterlere sahip bir insana ben asla aşık olmam' demek dünyanın en saçma şeyi olur. Göz göre göre, bile bile yine elini tutarsınız, yine titrersiniz, bu çok mümkündür...

- Sizi yakalamışken sorayım: Cansu Dere ile birlikteliğiniz hakkında çıkan haberler?
- Valla Cansu'yla Ezel'in birlikteliğini konuşabiliriz de, Kenan Zeynep'le birlikte. (kahkahalar)

- Mutlu mu peki?
- Mutlu.

- Evlilik var mı?
- (kahkahalar) Biliyordum! Şu an böyle mutluyuz...

 Başka roller, komedi oynamak mesela hiç aklınızdan geçer mi?
- Ben farklı roller, farklı tatlar almak istiyorum elbette ama buna da şu soruyla cevap vermek istiyorum: Şu ana kadar çekilmiş hangi aşk filmini izleyip de, 'Ya Kenan bu çok güzel olurdu sana, keşke sen oynasaydın' dedin mesela?

- Yani senaryo, hikâye yok diyorsunuz...
- Yani bana üç tane baba film getirsinler, o an dönüp kendime bir daha bakacağım. - T.K: Ben de istiyorum ama gelmiyor bir türlü. Geçenlerde Alec Guinness'in bir filmini izledim hayranlıkla. Senaryoya bakıyorum, rejiye bakıyorum, bana böyle bir rol gelmedi ki hiç. - K.İ: Tabii bu soru paralelinde şunu sordurur: Tuncel Kurtiz gibi bir değer neden her yıl film yapmıyor?

- 'Karizmayı çizdiririm' korkunuz?
- Yoo, eğer korkum olsaydı; Kabadayı'da çizdirme ihtimalim vardı o karizmayı. O rolün altından kalkamasaydım o karizma çizilirdi. Bence oyuncu iyi oynayamazsa karizması çizilir, oynadığı rolle ilgisi yok.

- Sıkı bir aşk filminde oynasanız keşke!
- Ben de isterim, hem de çok!

- 'Ah keşke şunda ben oynasaydım' dediğiniz yabancı film oldu mu hiç?
- Romantik komedi dendiğinde aklıma hep Notting Hill gelir. Öyle bir işin içerisinde kesinlikle olmak isterdim. Son sahne de hakikâten benim için huzur ve mutluluğun resmi gibidir. Hugh Grant kitap okurken Julia Roberts da onun dizinde uyuyakalmak üzeredir ya...

- Türkiye'de böyle bir hikâyeyi kim yazar sizce? Yani 'yazsa babalar gibi yazar' dediğiniz kimse var mı?
- T.K:
Selim İleri yazabilir, çok yeteneklidir. Attila İlhan yazardı mesela. İlk aklıma gelenleri söylüyorum... - Ben Murathan Mungan'dan beklerim. Yıldırım Türker de çok iyi yazar.

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
'SEÇİMLERE KADAR BEDAVA YAP, ERTESİ GÜN İKİ KATI PARAYI ALIRSIN'
24/02/2010
article thumbnail

 Erzincan Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararıyla dinlenen telefon konuşmaları t24 internet sitesinde yayınlandı.İddialarla ilgilli bölümü bölümü yorum yapmadan aktarıyoruz:


Apo'yu yakalayıp getiren komutan gözaltında!
22/02/2010
article thumbnail

Ankara'daki operasyonda gözaltına alınan emekli Korgeneral Engin Alan, Abdullah Öcalan'ın yakalanıp Türkiye'ye getirildiği Kenya operasyonunu yönetmişti.


Erzurum'daki özel yetkili savcılar neden avanta istedi?!
20/02/2010
article thumbnail

Gazete Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, Erzurum'daki özel yetkili savcılar hakkında şok edici bir habere imza attı!


"BU ALLAH'IN YETKİSİNİ GASPETMEK DEMEKTİR!"
20/02/2010
article thumbnail

 Yetkisi kaldırılan savcı dosyayı göndermemeliydi


Kimse kendini daha demokrat görmesin...
20/02/2010
article thumbnail

MİLLİ Güvenlik Kurulu toplantısına dakikalar kala basına Genelkurmay Başkanı’nın ses kaydı sızdırılıyor...

Belli ki Org. Başbuğ bir yerde komutanlarıyla bir görüşme yapıyor...

Ve  [ ... ]


Ergenekon ve Ecevit için ÇÖLAŞAN ne yazdı?
17/02/2010
article thumbnail

 O günleri anımsayın... Yürüyemiyor, düzgün konuşamıyordu...


Genelkurmay’ın elindeki belgeler
15/02/2010
article thumbnail

28 Ağustos 2008... Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ’un görevi devraldığı gün.


İLKER BAŞBUĞ - FATİH ALTAYLI RÖPORTAJI - 2
12/02/2010
article thumbnail

  “Biz her şeyimizi hukuk devleti sınırları içinde yaparız. Sabrımızın taşmasından kastım şudur: Biz
bütün bu olayların ve yapılanların arka planını biliyoruz. Birileri gerekeni [ ... ]


İLKER BAŞBUĞ - FATİH ALTAYLI RÖPORTAJI - 1
12/02/2010
article thumbnail

FATİH ALTAYLI / HABERTURK:GENELKURMAY Başkanı İlker Başbuğ ile uzun süredir bir röportaj yapmak istiyorduk. Geçen hafta arayıp hangi gün uygun olduğumuzu sordular. Çarşamba günü üzeri [ ... ]


Tayyip Erdoğan'ın yeğeni, uyuşturucudan tutuklandı!
12/02/2010

Başbakanın yeğeni Mehmet Erdoğan, Diyarbakır'dan İstanbul'a getirilen 50 kilogram uyuşturucudan dolayı gözaltına alındı. Yakalanan diğer 11 kişiyle beraber  mahkemeye sevkedilen Mehmet [ ... ]


ACUN ILICALI RÖPORTAJI; "EZEL ETİK OLARAK YANLIŞ YAPTI!"
08/02/2010
article thumbnail

 HABERTURK'e röportaj veren Acun ILICALI, gündeme dair açıklamalarıyla ses getirecek gibi görünüyor! * EZEL, SHOW TV sayesinde tuttu. Ayrılması etik olarak yanlış!* Erman Hoca herkesi zor [ ... ]


ŞOK! YÖK'ÜN KATSAYI KARARI YİNE DURDURULDU!
08/02/2010
article thumbnail

DANIŞTAY 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulanmasına ilişkin 17 Aralık 2009 tarihli kararın durdurulmasına "oybirliğiyle" karar verdi.  İŞTE YÖK'ÜN DURD [ ... ]


Milli Şair Mehmet AKİF'e birgün soruyorlar;
08/02/2010
article thumbnail

Milli Şair Mehmet Akif’e soruyorlar; “Tarih tekerrür eder mi?” Şair şöyle yanıt veriyor: “Hiç ibret alınsa tekerrür eder mi?” Mehmet Akif bugün hayatta olsaydı, son yıllarda yaş [ ... ]


Askerimize çuval geçirten komutan, Ankara'da neden ağırlandı?!
08/02/2010
article thumbnail

Türk Askerleri, KERKÜK’te Türkmenlerle işbirliği yapıyorlardı. Lojistik ve moral destek veriyorlardı.

Bu yüzden peşmerge ihbar etmişti... İhbar gelince komutan emri verdi:

* Yakalayın. D [ ... ]


Demokrat Komutan konuştu... Hilmi ÖZKÖK...
02/02/2010
article thumbnail

Hakkında "Peki o neden konuşmuyor?" söylentileri yayılan Genelkurmay Eski Başkanı Hilmi ÖZKÖK konuştu. Peki adı "Demokrat Komutan'a" çıkan Hilmi ÖZKÖK neler anlattı? İşte Fikret Bİ [ ... ]


Diğer Haberler