"O adamdan koca olmaz."
Bir eski zaman tespiti ve uyarışıdır bu.
Günümüzde bir geçerliliği yoktur; eski bayramlar, beyaz yaka-siyah önlük, sokaktan geçen yoğurtçu misali tarih olmuştur.
Çünkü...
Artık bu uyarıya kulak verecek kız bulamazsınız, bu bir.
İkincisi; bunu diyecek yetişkin de yoktur.
Çağ atlamıştır onlar da...
Bugünün yetişkini, "Kelin merhemi olsa başına sürer" atasözünün "cuk" oturduğu kıvamdadır.
Üçüncüsü; zaten şimdiki kızlar hayatı bilmez, tanımaz değildir.
"Ana kucağı"ndan direkt "koca koynu"na geçen kız pek azdır.
Dolayısıyla en az ana-babalarının kuşağı kadar insan sarrafıdırlar. Kimden iyi koca olur ya da olmaz en iyi onlar bilirler, kimseye laf düşmez.
"Aşk" dediğiniz şey de epeydir "gözü kör etme" özelliğini kaybetmiştir. Herkesin gördüğünü evlenecek kız da görür.
Son olarak; artık kimsenin "Bir yastıkta kocamak" gibi bir arzusu, amacı yoktur.
"Evlilik" denilen hadise, mesela "tatile çıkmak" gibi bir eylemdir artık. Tatile çıkar, bir süre sonra evinize dönersiniz. Ölene kadar tatil yerinde kalacak haliniz yoktur.
Hayatın içerisinde mümkün olduğu kadar çok tekrarlanması arzu edilen bir "hoşluk"tur artık evlilik.
Düğün-dernek kurulmalı, eğlenilmeli, fotoğraflar çektirilmelidir.
Ondan sonrasının lüzumu yoktur!
"Rüya gibi" olmalıdır düğünler...
Yani uyandın baktın ortada bir şey yok!
Tüh!
Demet Akalın-Önder Bekensir
evliliğinden söz edecektim, konuya giremeden kendilerine ayrılan yerin sonuna geldik!
PAKİZE SUDA / HABERTÜRK
| Yorumlar |
|


