AHMET ALTAN'DAN BAŞBAKANA SERT ÇIKIŞ!

e-Posta Yazdır PDF

 Başbakan Erdoğan'ın grup toplantısında Milliyet yazarı Mehmet Tezkan'ı "millet ve devlet düşmanı" ilan etti, yeni bir tartışma başladı. Erdoğan'a En sert tepki ise Tezkan'dan değil Ahmet Altan'dan geldi.

 İşte Ahmet Altan'ın Taraf'taki "Düşman" başlıklı o yazısı...


Dünyanın her yerinde futbol antrenörleriyle başbakanlar sürekli eleştirilir.

Başbakanlar ve teknik adamlar, her gün onların yaptıklarının nasıl ve neden yanlış olduğunu anlatan yazılar okur, konuşmalar dinlerler.

Herkes politikayı başbakandan, futbolu da teknik adamlardan daha iyi bilir.

Eğer bu eleştirileri taşıyacak gücün yoksa bu mesleklere hiç heves etmezsin.

Bizim başbakan eleştiriye karşı çok dayanıksız.

Boksta “cam çene” diye bir deyim vardır, iriyarı, güçlü kuvvetli bazı boksörler çenelerine yumruk aldıklarında düşerler, dayanıklılıkları zayıftır, rakiplerinden daha güçlü oldukları halde birçok maçı bu zafiyetleri nedeniyle kaybederler.

Erdoğan da “eleştiriler” karşısında “cam çeneli” boksörler gibi çabuk sallanıyor.

Gazeteleri açsın da Mustafa Denizli hakkında, Rijkaard hakkında neler yazılıyor bir okusun.

Hayatlarını bu işe vermiş adamlar, iki maçta “futboldan anlamıyor” damgasını yiyorlar, kahvelerde, otobüslerde, işyerlerinde, berberlerde insanlar onların “hatalarını” konuşuyor, gazete sütunlarından herkes onlara akıl veriyor.

Basın toplantılarında olur olmaz sorularla karşılaşıyorlar.

İçlerinden öfkelenseler de kibarlıklarını kolay kolay bozmuyorlar.

Erdoğan ise onların gösterdiği olgunluğu göstermekte zorlanıyor.

Çabuk sinirleniyor, sinirlendiğinde de genellikle ağzından çıkanı kulağı duymuyor.

Dün Mehmet Tezkan Milliyet’te “politikacılar bu kadar çok konuşmasın” diye bir yazı yazdı.

Başbakan, bu yazıya bir cevap verdi, aman Allahım.

Bir yandan baktığınızda Erdoğan, Türkiye’nin kaderini değiştirmeye adaylığını koymuş, Türkiye’yi Ortadoğu’nun ve dünyanın etkili ülkeleri arasına sokmuş, izlediği dış politika yeryüzünün ciddi gazetelerinin en önemli tartışma konularından biri haline gelmiş, çağının en önemli liderlerinden biri olma yolunda hızla ilerleyen bir siyaset adamı.

Ama bir başka yandan baktığınızda da herkesi “yanaşma” gibi gören, kendisini eleştirenleri sindirip susturmaya uğraşan bir köy ağası.

Bunca önemli işin arasında Tezkan’ın yazısını bir polemik konusu yapmanın anlamı ne, bunu anlamak pek mümkün değil.

Hadi polemik konusu yaptı, o üslup ne?

Şu lafa bakın:

“Bunlar millet, devlet düşmanı.”
Başbakanlık ciddi bir iştir.

“Millet, devlet düşmanı” da ciddi bir laftır.

Bir başbakan, birisi hakkında “memleket, devlet düşmanı” dediğinde, bunu ciddi kanıtlara dayanarak söyler, o insan hakkındaki belgeleri ortaya koyar ve soruşturma açılır.

Peki, bizde durum böyle mi?

Değil elbette.

Mehmet Tezkan’ın “memleket, devlet düşmanı” olmadığını Başbakan da biliyor, o anda kızıyor, aklına geleni söylüyor.
Söylüyor ama en ağır lafı böylesine kolay ve ucuz söylediğinde kendi lafını da ucuzlatıyor, Tezkan’a “devlet düşmanı” diyen birinin suçlamalarını bir daha kim ciddiye alır?

“Aklına eseni söyleyen”, söyledikleri “önemsenmeyecek” biri durumuna düşüyor.

Hem bu “düşman” sözcüğünü bu kadar rahatça söyleme hakkını kim veriyor Başbakan’a?

Bu ülkede bu laflar nasıl böyle söylenip duruyor?
Kim kime kızarsa onu “devlet düşmanı”, “hain” ilan ediyor.

Devletin zirvelerine ulaşmış sivil, asker kim varsa, başkalarını böyle suçlayabileceğini sanıyor.

Peki, Tezkan da kalkıp Başbakan’ın “memleket ve devlet düşmanı” olduğunu söylerse Başbakan ne diyecek?

Erdoğan’ın Tezkan’a söylediğini, Tezkan niye Erdoğan’a söyleyemesin?

Bunlar saçma sapan suçlamalar, “düşmanlığı”, “hainliği” bu kadar da ayağa düşürmemek lazım.

Başbakan’ın ciddi işleri var, Türkiye’yi tarihî bir virajdan geçiriyor, direksiyonu bırakıp arkaya dönerek kendisini eleştirenlere laf yetiştirmek yerine kendi işini ciddiyetle yapmayı sürdürmesi, Türkiye’ye de, dünyaya da daha fazla güven verir.

Tarihî bir lider olmak, “cam çeneli” bir köy ağası olmaktan iyidir.

Ayrıca, konuşmalarındaki bu üslup kaymaları Tezkan’ın haklı olduğunu da gösteriyor, “çok konuşunca” lafın endazesi kaçıyor.

Erdoğan, polemik yapmak istiyorsa, daha zekice ve usturuplu bir yöntem bulmalı.

Zekice polemikleriyle yeryüzünde iz bırakmış ünlü liderlerin hayatlarını okusun biraz.

Ona vakti yoksa...

Mustafa Denizli’yi bir yemeğe davet edip ona sorsun “sen bunlara nasıl dayanıyorsun” diye.

Hem futboldan konuşmak rahatlatır biraz onu.

Biraz gevşemeye de ihtiyacı var.

Onu bunu “düşman” ilan ederken aslında kendine “düşmanlık” ediyor çünkü.

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Kardak Krizi'ni birebir yaşayan Altaylı'dan o günün yazısı
18/07/2010

ERTUĞRUL Özkök, yargılanan subaylarımızdan yola çıkarak Kardak krizi günlerini yazınca sizlerden çokça mesaj geldi. “Asıl sen oradaydın. Sen yaz” diye.14 senelik bir konuyu, üstelik [ ... ]


Gandi Kemal'in sınırdaki fotoğrafı kimi hayal kırıklığına uğrattı?
03/07/2010

Kemal Kılıçdaroğlu da Başbakan Erdoğan‘ın gittiği sınır karakoluna değilse de, sıfır
noktasındaki başka karakollara gitti. Gideceğini yazmıştım zaten.
Bence iyi de yaptı.
Bir muhale [ ... ]


Bir devrimcinin adıdır İlhan SELÇUK
27/06/2010
article thumbnail

Tanışma ile tanıma sözcükleri ülkemizde hep birbirine karıştırılır.
İlhan Selçuk’la tanışan herkes onu tanıdığını belirten makaleler kaleme aldılar. Ben İlhan Selçuk’la tanı [ ... ]


Yani...
27/06/2010
article thumbnail

Zürih’ten havalanan Swissair uçağı, Washington’a gidiyordu. Atlantik üzerindeydiler...75 yaşındaki first class yolcusu, eklemlerini hareket ettirmek için koridorda yürümeye başlamışt [ ... ]


AHMET ALTAN, İLHAN SELÇUK'U YAZDI
22/06/2010
article thumbnail

İlhan Bey’i en son karanlık bir salonda görmüştüm.Tek başına arkalarda bir koltukta oturuyordu.On yıl kadar oluyor herhalde.Yunus Nadi Roman Ödülü’nün töreniydi.


Aydın DOĞAN, İlhan SELÇUK için ne dedi?
22/06/2010

Aydın Doğan, Cumhuriyet Gazetesinin, İlhan Selçuk'tan sonra da yaşatılması gerektiğini belirtti.
Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, Cumhuriyet Gazetesinin, İlhan Selçuk'tan sonra [ ... ]


BABALAR...
19/06/2010
article thumbnail

BEN bir yeni yetimim...
Kaç yaşına gelirseniz gelin, babanız yaşadığı sürece, asla büyüyemezsiniz.
Ama bir gün onu kaybettiğinizde... "Baba" diye seslendiğinizde yanıt alamayacağınızı [ ... ]


Hükümet bizi keriz yerine mi koyuyor?!
17/06/2010
article thumbnail

Aralık 2000İşsizlik azaldı, yüzde 5.6’ya geriledi.İşsiz sayısı 1 milyon 295 bine düştü.Ekim 2001
İşsizlik azaldı, yüzde 8.5’e geriledi.
İşsiz sayısı 1 milyon 567 bine düştü.


YARINI BEKLEYEMEDİM...
31/05/2010
article thumbnail

Önce hangisine ağıt yakacaksınız? İskenderun'da şehit olan 6 çocuğunuza mı? Yoksa gemide hayatını kaybeden insanlara mı? Bazı anlar vardır.Yarını bekleyemezsiniz. 


ÇAK...
06/05/2010
article thumbnail

BEKİR COŞKUN, HABERTURK'teki köşesinde Anayasa Mahkemesi üzerinde yapılmak istenen değişikliğe değindi...


"DENİZ GEZMİŞ'İ MİLLİ İRADE ASTI!"
22/04/2010
article thumbnail

İÇİMDE bir adam var.

Provokatör mü provokatör.
Ta derinden bir ses geldi mi; sahici, sorgulayan bir ses, mümkün değil duramıyor.
Başlıyor kendi kendine mırıldanmaya.
Dört gündür Deniz Ge [ ... ]


UĞUR DÜNDAR HAYATINI YAZDI...
17/04/2010
article thumbnail

Usta gazeteci Uğur Dündar’ın hayatı kitap oldu. Doğan Kitap’tan çıkan “İşte Hayatım” adlı kitap, Uğur Dündar’ın çocukluğundan bugüne yaşadıklarını kapsıyor.“İşte Ha [ ... ]


UĞUR DÜNDAR - YILMAZ ÖZDİL RÖPORTAJI
04/04/2010
article thumbnail

AYŞE ARMAN'IN RÖPORTAJI... (HÜRRİYET)Uğur Dündar ve Yılmaz Özdil...Biri yılların gazetecisi, adı geçtiğinde önüne “duayen” ya da “usta” sıfatı eklenen kişi... Ötekini daha g [ ... ]


Said Nursi'yi yanlış mı tanıyoruz?
03/04/2010
article thumbnail

ERTUĞRUL ÖZKÖK/HÜRRİYET


Çıkmaz Sokaklardayız...
14/03/2010
article thumbnail

 BEKİR COŞKUN, Haberturk'teki köşesindeki yazdığı yazıyla yine çok konuşulacağa benziyor...