Bir internet sitesinde yapılan ankette, katılımcıların sadece %16'sı " "Demokratik Açılım"ın ne olduğunu neleri kapsadığını anladınız mı?" sorusuna "Evet" cevabı vermişti...
Ben bu %16'yı bile çok bulmuştum...
"Şu üstteki ankete katılanların %16'sı Demokratik Açılım'ın neleri kapsadığını anladığını ifade etmiş...
Bi zahmet bize de açıklasalar da biz de anlasak bence iyi olur... " diye yorum yazmıştım...
Sonrasında tam da durumu özetleyecek bir mesaj aldım sitenin en çok beğenilen yorumcularından birinden...
Muammer SOKOLLU'dan...
Virgülüne bile dokunmadan aynen aşağıda yayınlıyorum...
İyi okumalar....
“kürt açılımı”
Lafı ile başlayıp,çark edilerek
“Demokratik Açılım”
şekline dönen söz konusu açılımı anladım diyenlerin,
Neyi anladığını bir tarafa bırakınız...
Bu çark etme karşısında,
“Demokrasiyi geliştirip, çağdaş normlara ulaştırmak isteme”
Arzusunda olanların bu durumda İlk anlaması gereken,
Demokrasinin Nasıl Kullanıldığı konusunda ayılmaları gerekir.
Lütfen Tıklayınız.
http://www.youtube.com/watch?v=gqbbOCGnbeE
Demokrasiyi Araç Olarak kullandığını ifade edenler,
Neyin Aracı olarak kullanıyorlar ?
-Kandırmanın
Değil mi ?
İşte kürt açılımından,Demokratik Açılıma çark bunun en güzel örneğidir.
Ben yapım icabı,
Demokrasi-Demokrat kelimelerini kullanmam.
Fakat,ne yazık ki,
Kandırma amaçlı olarak kullananların yanı sırada,
Her değerin önüne koyarak kullanma heveslileri de var.
Bu kişilerin,
Demokrasiden Ne anladıklarına bakmak lâzım.
Onlara sorumuz,
-Demokrasiden Ne anlıyorsun,Demokrasinin unsurları nelerdir ?
Olması gerekir.
Şimdi bir şeyi hatırlayalım.
Derneklerin,Odaların,Birliklerin ve Partilerin
Yani kısaca Sivil Toplum Örgütü dediğimiz kuruluşların,
Seçimli Genel kurullarını hatırlayınız.
Diyelim ki 25 000 üyeli bir oda var.(Benim odam)
Bu Odanın kendisine ait bir binası,
Bu binada da 250 kişilik bir toplantı salonu var.
Üyelerine birer yazı yollar Genel Kurula davet eder.
Sayın Üyelerimiz,
Seçimli Genel Kurulumuz 19 Eylül 2009 Tarihinde Saat 15 de,
Odamızın toplantı salonunda yapılacaktır.
Çoğunluk sağlanamadığı takdirde 03 Ekim 2009 tarihinde Saat 10 da,
Lütfü Kırdar Salonunda yapılacaktır.
İşe bakın,
İlk toplantı 250 Kişilik salonda,
Olmazsa
İkinci Toplantı 2 000 Kişilik salonda.
Üye sayısı ise 25 000 Kişi.
Genel Kurul olaylarını geçiyorum.
Seçim Sonuçlarına gelelim.
Kullanılan Oy Sayısı..................... 10 539
Seçimi Kazananların aldığı Oy........8 374
Burada seçime katılmayanlara söylenecek çok şey var.
Fakat,biz seçilenlere bakalım.
Üyelerinin 1/3 nü bile temsil etmiyorlar.
Değerli Kardeşim,
Mektup uzadı.
Fakat önemli yerine geldik.
http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=4455
Yavuz Semerci Açılım fırtınası da bitti 25.09.2009 17:33:11 |
İÇİŞLERİ Bakanı Beşir Atalay, 24 gazeteci, 5 siyasi parti, 22 sivil toplum kuruluşu, 11 meslek örgütü, şehit ailelerini temsil eden 24 dernek ile görüştükten ve her birinden detaylı rapor aldıktan sonra kamuoyunun karşısına çıkıp ne demişti?
"Muhataplarımızı dinledik. Herkes terörün bitmesini istiyor. Bu bir kardeşlik ve huzur projesidir. Terör sona erecek ve Türkiye huzura kavuşacaktır, akan kan duracaktır. Bölgeye daha fazla kaynak aktarılacak, projeler hızla tamamlanacak. GAP, DAP, KOP gibi projeler desteklenecektir. Farklılıklar ayrışma nedeni olmayacaktır."
Atalay, onlarca insanla neyi konuşmuş: Kürt açılımını değil mi?
Bir bölümünü aldığım yazıya bir cevap yazıyorum.
Maalesef Yazarın Yorum yazmamıza izni yok.
Bakın size bir bölümünü aktarayım.
******
DEĞERLİ YAVUZ SEMERCİ BEY,
Açılım fırtınası da bitti
Başlıklı yazınızı okudum.
Elinize sağlık.
Yazınızın ilk bölümünü aşağıda ki şekle getirdim
İÇİŞLERİ Bakanı Beşir Atalay ,
24 gazeteci,
5 siyasi parti,
22 sivil toplum kuruluşu,
11 meslek örgütü,
24 şehit ailelerini temsil eden dernek
ile görüştükten ve her birinden detaylı rapor aldıktan sonra kamuoyunun karşısına çıkıp ne demişti?
Sonra verdiğiniz sayıları topladım.
24+5+22+11+24=86
Türkiye Cumhuriyeti denilince akla gelen 86 Kişi mi ?
Ben 70 Milyonun üzerinde olduğumuzu biliyorum.
24 gazeteci...
Sizde takdir edersiniz ki,Türkiye de 24 tane gazeteci var dememiz mümkün değil,
o kadarını bulmak imkânsız.
Fakat Medya Mensupları sayısı 24’ün çok fazla üzerinde.
5 Siyasi parti,22 Sivil Toplum Örgütü,11 meslek örgütü,24 Şehit Aileleri Dernek...
Parti,Örgüt,Dernek bunların hepsi hükmi şahsiyet...
Yani tabela.
Bunlarla görüştü demek mümkün değil.
Bunların ancak,
-Üyeleri İle görüşülür.
-Yöneticileri ile görüşülür.
Üyeleri ile elbetteki görüşülmedi.
Bu kadar bir sürede zaten görüşmek mümkün değil.
Temsilcileri ile görüşüldü.
Yani milyonlarla,binlerle değil,BİR lerle görüşüldü.
O birlerde temsil ettikleri üyelerinden bu konu ile ilgili yetki almamış,
Görüş almaya tenezzül etmemiş birer kişiler...
5 Siyasi Parti !!!
Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisinde,
1-AKP....338
2-CHP.....97
3-MHP....69
4-dTp.....21
5-DSP......8
6-TP........1
Olmak üzere 6 tane parti var.
CHP ve MHP ile görüşemediklerini biliyoruz.
Konuya taraf olan AKP ve dTP dışında vekil sayısı toplamı 9 olan,
2 Parti Kalıyor.
Nerede kaldı 5 parti ile görüşmüş olmak.
.....
****
Bilmem farkındamısınız,
kürt açılımını konuştukları kişi sayısı
100 ü geçmiyor.
Temsilci Durumunda olan kişilerin nasıl seçildiğini,
Ne kadar üyeyi temsil ettiğini yukarıda yazdım.
Bu Temsilci konumunda ki kişilerin hiçbirinin tüzüğünde ve genel kurullarında
Böyle bir açılım konusunda söz hakkı ve temsil yetkisi verilmemiştir.
Hiçbiri de,
Üyelerinden Görüş almak,
Demokratlığını Göstermemişlerdir.
Bu durumda Demokratlık kalır mı ?
Demokrasi Kalır mı ?
Bunun adına Seçilmişler Diktatoryası denmez mi ?
Bu yazdıklarıma verilecek cevabı biliyorum.
-Demokrasiyi öğrenmek,Yaygınlaştırmak zorundayız !
İyi de,Bedeli
-Bir Milletin Huzuru harcanarak
-Bir Ülkenin geleceği harcanarak
Olmamalı.
Sizin yukarıda alıntı yaptığım yazınız,
Kim ne kadar oy alır
Başlıklı yazıyada bir yerde güzel bir cevap olmuş.
Vaktinizi aldım.
Gözlerinizden öperim.
Mutlu ve Uzun Yaşayınız
Muammer Sokollu
| Yorumlar |
|
|
|||||||||||
|
|||||||||||


