ÇOK acayip şeyler oluyor memlekette.
Çok acayip.
Yargıtay'ın bakması gereken bir davayı, yerel mahkeme ısrarla Yargıtay'a yollamıyor.
Yargıtay kendisine yollanmayan "davayı" resen ele alıyor.
CD üzerinden.
Ve yerel mahkemenin tutukladığı sanığı serbest bırakıyor.
Serbest bırakılan sanık kim?
Ergenekon üyesi olmakla suçlanan Savcı Cihaner.
Savcı Cihaner'in siciline bakıyorsunuz, bugün Ergenekon'la mücadele ettiğini söyleyenler, geçmişte çeteleri uzaktan seyreder, hatta büyükleri, çetelere karşı mücadele isteyenleri "Glu glu dansı yapmakla" suçlarken, Ergenekoncu olmakla suçlanan Cihaner, Ergenekonculara bugün isnat edilen suçların üzerine gidiyordu görev yaptığı Güneydoğu'da.
Yargısız infazlarla, ortadan kaybolan vatandaşlarımızın akıbetiyle uğraşıyordu. Açığa çıkarmaya çalışıyordu bunları.
Sonra birden ne olduysa oldu, kendini Ergenekoncu olarak buldu.
Bilmiyoruz öyle mi, değil mi?
Suça bulaştı mı, bulaşmadı mı?
Ama bildiğimiz şu:
Savcı Cihaner, yasaların emrettiği gibi yargılanmadı.
Bir yerel mahkeme, kendi üzerindeki yüksek mahkemeyi tanımazlıktan geldi, sırf Cihaner'i yargılayabilmek için.
Eğer hakkında gerçekten delil varsa, eğer suçu gerçekten iddia edildiği kadar sabitse, neden yüksek mahkemede yargılanmasından korkuluyordu anlamıyordum.
Üstelik yerel mahkemenin kararı her halükârda yüksek mahkemeye, Yargıtay'a gitmeyecek miydi?
Sonunda "zorla" da olsa Cihaner'in davası "hukuk" yoluna girdi.
Bir davanın hukuk yoluna girmesi, bazılarını neden bu kadar rahatsız etti anlamadım.
Yargıya güvenilmiyor diyenlerin yargı içinde "güvendikleri" bir başka yargı mı var acaba?
FATİH ALTAYLI / HABERTÜRK
| Yorumlar |
|


